Bireysel Kurumsal

Fırsat Tanırsan İşyerleri Bahçe Gibi Olur

“Mutlu çalışanlar yarat” temalı konferansa konuşmacı olarak davet edilen ünlü işadamı Bay A’ya sıra gelir sonunda. Öyle çok konuşma dinlemiştir ki saatler boyu, çözümü ortada olan bir konu nasıl olur da bu denli teknik bir hal alır, anlam veremez.

Sakince ayağa kalkar, elindeki kitapla kürsüye yaklaşır. “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabından bir alıntıyla başlar söze;

“Bahçe ve orman…

Bahçenin her yerinde yollar yapılmış. Yollar kumla döşenmiş, temiz, kumlu, güzel. Boylu boyunca çiçekler, meyve ağaçları ve çalılar var. Yeşil alanlarda otlar biçilmiş, her gece buralar sulanıyor. Bahçenin çeşitli yerlerine çardaklar yerleştirilmiş, etrafında güller ve sarmaşıklar. Her yerde fıskiyeler var. Gölgelik yerlerde rahat banklar. Her ufak şeyin, her ağacın ve çiçeğin üzerinde düşünülmüş, kaygılı ellerin izi var.

Ormanda ise görüntü farklı. Burada her şey yabani, ıssız. Her şey kendi haline bırakılmış. Ağaçlar ve çalılar tohumun düştüğü yerde bitmiş. Bazı yerler geçilemez halde. Fırtınanın düşürdüğü ağaç olduğu gibi yerinde, çürümeye yüz tutmuş. Yollar geçit vermiyor. Kimse çıkıp da buraları temizleme ya da düzenleme derdinde değil” der ve kitabı kapatır.

Binlerce şirket sahibi Bay A’nın ağzından çıkacak birkaç stratejik sözü beklerken bu giriş birçoğuna yavan gelir. Homurdanmalar başlar.

Bay A uğultuya aldırmaksızın, konuşmasına devam eder; “Siz hangisini yarattınız, hiç sordunuz mu kendinize? Bana soracak olursanız, bahçe bana hep güven vermiştir. Ormanda bulunmak bile ürpertir beni. Nereden ne geleceği belli olmaz, kontrol edemediğiniz bir alan orası, zaten adı üstünde, insan elinin değmediği yer. Ben düzen adamıyım ama düzen derken sistemden bahsediyorum, yanlış anlaşılmasın. Sınırları çizilmiş, düzeni sağlanmış her oluşumun kaostan uzak olduğunu düşünürüm.

İnsan karmaşık bir yaratık, bunun farkındayım. Herkesi mutlu etmeye elbette gücümüz yetmez ama mutlu bir bahçe yaratabiliriz diye düşünüyorum.”

“Size teknik bir anlatım yapamayacağım, benden bunu bekleyenler hayal kırıklığına uğrayabilirler ancak size bir sır vereyim, mutlu bir ortam için temel bir sır” der ve şöyle devam eder: “Sevgiyle açılan bir kapı inşa edin. Üzerinde değerlerinizin olduğu hoş geldin yazısı olsun. Nereye gidildiği belli olan koridorlarınız. Bir üst kata çıkarsam beni ne bekler sorusunun cevabı şeffaf olsun. Her ofisinizde çalışanlarınızın yararlanabileceği kadar bilgi olsun. Ofisleriniz rahat ve konforlu olsun. Çalışanlarınız işini yaparken karnının guruldadığını duymasın. Fikrini söylerken çevresinde dinleyen kulaklar bulsun ki, söyleyeceği sözü bol olsun. Siz çalışanlarınıza öyle bir bahçe yaratın ki, gülümsemeleri ve değer yaratmaları için nedenleri olsun.”

Yazar: Gaye Önsel

 

 
Videoyu izlemek için tıklayınız. Vizgolog